Daha önce 2009′un İlk Kitapları olarak aldığımdan söz ettiğim Guy Kawasaki‘nin The Art of The Start‘ını okumayı geçtiğimiz pazar okumayı tamamladım ama yol hazırlığı telaşından yazamamıştım. Uzun zamandır okuduğum en temiz (kısa, net ve yalın) iş kitabıydı. Keşke bu kitabı 2004′te yayınlandığında okuyup gereğini yapabilseymişim.
Kitabı okurken her 30-40 sayfada bir bunu yapmayın, yaparsanız kötü olur, sonrasında da şunu yapmak zorunda kalırsınız cümlelerini acı acı gülümseyerek okudum. Kitapta resmen kendimi buldum. O kadar çok hatamı net şekilde tariflenir gördüm ki çok ama çok hayıflandım. Keşke daha erken okusaymışım da deneme-yanılmayla öğrenmek zorunda kalmasaymışım. Alınız, okuyunuz, okumadan şirket kurmayınız.
Çağan Irmak’ın beni Issız Adam ile şaşırtmasından sonra son yumruğu da Morgan Freeman ve Jack Nicholson‘dan yedim. 2007 sonunda çıkmış ama biz feci halde atlamışız bu filmi. Senaryo bir klasik ancak işleniş ve oyunculuk inanılmaz. İki büyük üstadın oyunculuğundan çok etkilendim. Hani bu kadar klişe bir senaryodan böyle soluksuz izletecek, hemen her sahnesinde hayat dersi olan bir film nasıl çıkar dememek işten değil.
Şimdi ya da Asla‘yı eğlenerek izlemeye başlayıp sulu sulu gözyaşları ile tamamladım. Uzun zamandır bir filmin sonunda ağlamamıştım. İnternet’te filmle ilgili kim ne yazmışa bakarken filmin Ekşi Sözlük’teki kaydına da göz attım; anlaşılan herkes aynı durumda. Henüz seyretmemiş olanlara ölmeden önce yapılacaklar listelerine bu filmin izlenmesini yazmalarını öneririm. Fragmanı YouTube’da varmış, YouTube’un devletimiz tarafından yasaklanmadığı günlerde izleyebilirsiniz:
Az önce alışverişten döndük, 2009′un ilk kitaplarını da aldım. İşte 2009′da okuyacağım ilk kitaplar:
The Art of the Start
The 4-Hour Work Week
Outliers
.
.
.
.
.
.
.
.
.
Guy Kawasaki‘nin The Art of the Start‘ı daha önce okumak istediğim ama kitapçılarda rastlayamadığım bir kitaptı, pek memnun oldum Armada’da Remzi Kitabevi’nde görünce. Yeni bir işe başlayacaklar için bir risk sermayesi gurusunun önerilerini içeriyor.
The 4-Hour Work Week (kapak resmi ararken az önce Türkçe’ye de çevrilmiş olduğunu gördüm) Timothy Ferris’in az çalışarak çok kazanmanın yöntemlerini anlattığı New York Times’ın en çok satanlarından olan kitabı. 9-5 mesaiden kurtulun sloganı oldukça ilginç ve çevremde çok kişi bu kitaptan etkilendiğini söyledi; şansımı deneyeyim dedim.
Son kitabım olan Outliers, Malcolm Gladwell‘in son kitabı. Günlüğümü takip edenler bilir, bir Gladwell hayranıyım. Daha önce okuduğum Blink ve The Tipping Point‘in her ikisi de enfesti; bir yazar olarak da Gladwell’i oldukça başarılı buluyorum. Outliers’da Gladwell nasıl bazılarının diğerlerinden çok daha başarılı olduğunu sorguluyor. Çok özetle, başarılı insanları anlamak için bu insan nasıl birisidir yerine nasıl bir geçmişe sahiptir sorusunu sormamızı öneriyor.
Doğrusu hangisinden başlayacağımı bilmiyorum ama sanırım 4-Hour Work Week’ten başlayacağım. Muhtemelen Outliers’ı da tuvalet kitabı yapacağım. Tuvalet kitabının ne olduğunu da bir başka postada anlatırım artık…
Evde oldukça yoğun film seyrediyoruz, mümkün olduğunca DivX’e falan rağbet etmeyip DVD’lerinin çıkmasını bekliyor ve öyle seyrediyoruz. Bakış Açısı (Vantage Point) de böyle seyrettiklerimizden birisi oldu; gün akşam büyük bir keyifle izledik. Amerikan Başkanı’na suikast artık cılkı çıkmış bir konu olmasına rağmen Bakış Açısı’nda güzel işlenmiş. İzlerken 3-5 dakikalık bile ara veremedik desem yeridir. Merak edenleri için fragmanı aşağıda: