Archive for the ‘Hayat’ Category

Vatan Bilgisayar’dan Alışverişlerinizde Dikkat

Perşembe, Temmuz 26th, 2007

Vatan Bilgisayar Ankara’daki en ucuz elektronik alışveriş merkezlerinden birisine sahip, biz de zaman zaman hem şirket için hem de kendimize alışverişlerimizi Vatan’dan yapıyoruz. Fakat Haziran ayı içerisinde yaşadığımız acı bir deneyimle ucuzun her zaman ucuz olmadığını net şekilde gördük.

Yeğenim Berker’e babası okullar tatil olur olmaz bir PC almak istedi, ben de onları tutup Vatan Bilgisayar’a götürdüm, götürmez olaydım. Escort marka bir PC’yi oldukça uygun bir fiyata aldık, eve getirdik. Alet aynı gün elimizde kaldı, ses kartında (onboard) bir arıza varmış. Bir iki gün içerisinde alet Vatan’a gitti sonraki 35 gün içerisinde de sonuçlanmadı (iki üç gün önce hala sonuçlanmamıştı).

Yaklaşık 10. günde Vatan Bilgisayar’ı aradım ve teknik destek koordinasyonunu yapan Merve Hanım ile görüştüm. Çok kibarca mutsuz olduğumu, herhangi bir teknisyenin kart arızasını 1-2 saatte teşhis edebileceğini ve kart değişikliğinin de kolayca yapılabileceğini söyledim. Merve Hanım hızlandırmak için elinden geleceğini yapacağını ancak sistemi teknik destek hizmeti verecek bir başka firmaya gönderdiklerini söyledi. 35 günün sonunda alet hala gelmemişti ki Vatan Bilgisayar’dan hiç bir firmanın müşterisine söylememesi gerekenleri duydum: “Burak Bey, teknik desteği biz vermiyoruz. Problemi ve hala çözülmediğine ilişkin bilgiyi ürün yöneticisi arkadaşıma her hafta mail’lıyorum. Onlardan da bir sonuç çıkmadı” . Doğal olarak bir müşteri olarak ürün yöneticisini de arkadaki firma ya da firmaları bilmem, bilmek de istemem. Ben müşteri olarak alamadığım hizmetten nasıl sıkıntılanıyorsam Vatan’daki ekibin de aynı şekilde sızlanmasını, arkadaki firmaları sıkıştırmasını ve kendileri için doğru düzgün hizmet almasını beklerim. Uyduruk bir anakart arızası için müşteri daha fazla mağdur edilemezdi (Bu arada bildigim kadarıyla alet hala gelmedi, 40+ gün oldu).

Hizmeti outsource edebilirsiniz ama müşterinize karşı sorumluluğunuzu edemezsiniz. İşte bu temel konuyu bile algılamadığı için Vatan Bilgisayar’dan dikkatli alışveriş yapmanızı öneririm.

Ikinci Dayioglu Web Sitesi

Cuma, Temmuz 13th, 2007
Kardeşim Bora uzun zaman sonra tekrar kendisine web sitesi yapmış. 3D animasyon, programlama ve ilgili konularda oldukça deneyimlidir; yeni web sitesi de pek şık olmuş. Bizim ailenin farklı açılımlarını merak edenler Bora’nın sitesine http://www.borafx.com adresli web sitesinden ulaşabilirler.

Bu aralar kendisine Avrupa’da bir iş arıyor, haberiniz olsun. Evet, tam da düşündüğünüz gibi fiziksel olarak pek birbirimize benzemiyoruz. :)

Galatasaray Klübü’nden Duyuru

Pazartesi, Haziran 11th, 2007
Futbol hastası değilim ama bir Fenerbahçe taraftarıyım. Fenerli Bilişimciler tartışma listesine Kaan Kızıltan’ın gönderdiği aşağıdaki mesaj beni çok eğlendirdi, umarım siz de eğlenirsiniz:

GS yönetim kurulundan kamuoyuna duyuru!!!Kulübümüz, 100 yıldır süren ve bu sene doruğa ulaşan Fenerbahçe kabusuna bir son vermek için çalışmalara başlamıştır. Bu amaçla Fenerbahçe’yi yenebileceğimiz yeni spor dalları araştırılmış ve bulunmuştur. Bu dallarda yeni takımlar oluşturmaya ve artık cefakar GS taraftarının ezikliğine bir son vermeye kararlıyız. Bu spor dalları, katılım şartları ve malum eziklik skorları aşağıda yer almaktadır. Kamuoyuna önemle duyurulur.

GS Spor Kulübü İletişim Koordinatörlüğü

GS Spor Kulübü Bünyesinde Oluşturulacak Yeni Spor Branşlar:

1. Okey
2. King
3. Tavla
4. Pişti/Papaz kaçtı/Pis yedili
5. Bilardo
6. Yumurta tokuşturma
7. Çuval içinde zıplama
8. Birdirbir/Uzun eşek/Sek sek
9. En uzağa işeme

Not: Taraftarımızdan gelecek yeni öneriler dikkate alınacaktır. Bu kabustan el ele çıkmak arzusundayız.

Gs Spor Kulübü Bünyesinde Oluşturulacak Yeni Spor Branşlarında Yer Almakİsteyen Adaylarda Aranan Özellikler:

1. 25 yaş altı
2. Kahve sporlarında tecrübeli
3. Altıya kadar hatasız sayabilecek matematik bilgisi
4. Tercihen GS taraftarları
5. 50m ve üzeri mesafelere pet şişe atabilme özelliği
6. 90 dakikada 25 koltuk sökebilme ve en az yarısını 20m uzağa atabilme özelliği
7. Hiç kimseye yakalanmadan ve 3 polis kontrol noktasından geçerek stada taş/meşale/bıçak vs. sokabilecekler tercih sebebidir.

Bir Pro-G Pazar Fotoromanı

Pazar, Haziran 3rd, 2007

Bu pazar Can’ı uğurlamak üzere sabah 10:00′da buluştuk ve 13:30′a kadar kahvaltı keyfi yaptık. İstanbul’dan Algın abi ve Halil’in yokluğunu hissetmedik desem yalan olur. Yine de bir kaç eksiğe rağmen yirminin üzerindeydik ve keyifli bir veda birlikteliği oldu.

canveda - can-ve-umut Günün onur konuğu doktorumuz sabaha oldukça neşeli başlamıştı, formundaydı. Ortalıkta çok çocuk vardı ve doktor hemen hepsiyle teker teker ilgilendi. Bizim Bülent ve Umut, Sezai’lerin Mert ve Yiğit, Meltem’lerin Elif Duru doktorun yakın ilgisinden nasiplerini aldı.
 
Bazılarımız çok oburdu ve daha servis bile başlamadan garsonların başının etini yiyerek yemeğin başına çöktü. Savaş (sol baştaki) bir yere kadar ama diğer arkadaşlarımın (soldan sağa Ülkem, Erkin ve Can) ebatlarından durumun aslında sıradışı da olmadığı görülüyor. Canları sağolsun, afiyet bal şeker olsun. canveda - oburlar
 
canveda - meltem-elifduru Obur deyince Elif Duru’yu unutmamak lazım, her zamanki gibi bombaydı. Yandaki resimde hanımefendiyi kendisini karpuza vermiş halde görüyoruz. Boyuna posuna bakmadan kendi başına karpuz yemeye kalkarsa böyle olur.
 
Etraftan kızlar ay ne şirin bebekler, havuz kenarında ne güzel uyuyorlar deyince Savaş bebeklerle yakından ilgilenerek sempatik olmaya ve kızların ilgisini çekmeye çalıştı. Çok başarılı olduğunu söyleyemeyeceğim, günü skorsuz kapattı ama onu öyle de seviyoruz. Otomobillerde en soldaki pedalın adının debraj olduğunu iddia eden ve Korhan’ın debriyaj olm o debriyaj açıklamalarına tamam işte, debraj diyebilecek kadar kendinden emin mutluluk kaynağımız bizi gene gülmekten öldürdü. canveda - savas-bebekler
 
canveda - asabimert Öğrendik, bu ara Yılmaz pansiyon çok yoğun değilmiş. Ankara’da Etlik tarafında konaklayacak yer arayanlara öneririm, temiz ve canayakın işletmecileri var. Yanda Yılmaz ailesini (Meryem, Mert, Sezai) görüyoruz. Aslan parçası Mert her zamanki gibi ne bulursa sildi süpürdü, yarasın diyorum. Dikkatli gözler Mert’in asabi bakışlarının nereye yoğunlaştığını merak ediyor olabilir; bir lokma börek de bana versene Mert diyen Emel’e…
 
Bazen ayrılıklar ve yeni başlangıçlar iç içe geçer (çok içli oldu be). Akın aramıza yeni katılıyor, Haziran ayı içerisinde satış ekibimizde görev yapmaya başlayacak. Can’a vedaya nişanlısı Bahar ile birlikte geldi. İlk defa ekiple bir araya geldiler, ne düşündüler bilmiyorum ama muhtemelen hafif sıyrık bir grup olduğumuzu düşünmüşlerdir. Akın’a aramıza yeni katıldı diye kıyak yaptım. Rakının dibine vurmuş gibi baktığı fotoğrafı da vardı ama onu koymadım. canveda - akin-ve-bahar
 
canveda - sinan Sinan abi olur da siyaset olmaz mı. Ah be Ülkem, cümle içerisinde o adamın adını geçirmeyecektin. Coşturdun gene müdürümü, verdi kendini memleketi kurtarmaya. Şerefsiz bunlar, yiyip bitirdiler ülkeyi diye girdi, çıkamadı. El kol hareketine lütfen dikkat, sinir had safhada. Yaklaşmayın, çarpar. Şampiyonluktan bahsedin, sakinleşsin…
 
Yok be Savaş’çığım. Sana çocuklara ilgi göster, kızlar çocukları seven erkeklere bayılır dedi bilmiyorum ama abartıyorsun. Bülent’le ilgilendiğin için de çok teşekkür ederim ama o oyuncakların tepesine çıkıp karizmayı sarsmasan daha iyi olurdu kanımca. Kitap oku, şiir öğren, rakının yanında şalgam değil su iç (Adana’lı değilsin neticede), yobaz olmamak lazım deme, bana da sana çok takılıyorum diye kızma… canveda - savaspark
 
canveda - onursikkin Onur’un canı sıkkındı, niye olduğunu da anlatmadı. Belki yüksek lisans için İsveç’e gidip gitmemeye bir türlü karar veremediğinden, belki de konuşmak istemediği başka bir şeyden ama pek keyifsizdi. Onu eğlendirmek için çok çabaladık, bir ara Selami, Korhan ve Hatice şirin şirin pozlar verdirerek fotoğrafını çekmek istedi ama onlara bile pas vermedi.

Bu fotoroman bitmez, foto dizi olur. Yazarın uykusu gelir, yarın devam eder…

Can Doktorumuz Can’ı Amerika’ya Uğurluyoruz

Pazar, Haziran 3rd, 2007
2003′ten beri birlikte çalıştığımız, Ar-Ge Direktörümüz Dr. Can Erkin Acar’ı bu hafta sonu bir şirket brunch’ı ile uğurladık. Can, eşi Zeynep’in doktora sonrası araştırmaları için gittiği San Diego’ya gidiyor. Doğrusu içim burkulmadı dersem yalan olur. Pro-G’nin kuruluşundan kısa bir süre sonra aramıza katılan Can şirketin gelişimi için çok emek verdi, yıllar içerisinde çok iyi bir dost oldu. Dostluğumuz ve birlikte çalışma imkanı bulmuş olmamız nedeniyle kendimi şanslı hissediyorum.

Tanışmamızı, iş teklif ettiğim günü, kabul ederek aramıza katılışını bugün gibi anımsıyorum. Hem denetim ve danışmanlık projelerimize hem de Ares ürünlerinin gelişimine verdiği katkılar çok önemliydi. Yardımseverliği ve zeki esprileri ile birlikte olmaktan mutlu olduğum birisidir. Kendi adıma, iş ilişkimizi geçtim ama, birlikte vakit geçiremeyeceğim için üzülüyorum. Özleyeceğim.

Umarım bir gün Türkiye’ye geri dönüş yaparlar ve yine birlikte çalışma imkanı buluruz. Güle güle gider, güle güle gelir inşallah.

Yeni Canon G7 Fotoğraf Makinem

Pazar, Haziran 3rd, 2007
Uzun zamandır kendime yeni bir dijital fotoğraf makinası alıp amatör fotoğrafçılık ile debelenmek istiyordum. Berna evlilik yıldönümü ve babalar günü hediyelerini birleştirerek beni Vatan Bilgisayar’a götürdü ve bir G7 alıp çıktık. Vatan’daki kampanya ile yanında bir de 1GB’lık SD Card hediye ettiler. İlk fotoğraflar oldukça başarılı, aleti pek beğendim. Bu oyuncakla çektiğim ilk resim (5MB) aşağıda, artık zaman zaman fotoğraflar da yüklerim.
Yanda büyük oğlum Bülent’in salonda uyuklayan bir fotoğrafı var. Bu fotoğrafı çektiğimde Lost’un üçüncü sezonunun 20. bölümünü izlemeye çalışıyorduk. Bülent açısından büyük kayıp ama ileride oturup Lost’u izleyeceğinden eminim.

Bu yüzey başka yüzey

Perşembe, Mayıs 31st, 2007

Microsoft’un yeni Surface (yüzey) bilgisayarı ve yazılım seti epey ilgi çekecek gibi görünüyor. Bugün haberlerini duyduktan sonra bir kaç videosunu da izledim, pek eğlenceli. Bu adamlar HCI işini çok iyi biliyor ve çok da güzel kullanıyor.

T.C. İnternet Sansürü Üzerine

Pazar, Mayıs 27th, 2007
Daha önce yürürlüğe giren İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun‘dan söz etmiştim, bu kanun için hala hayıflanıyorum.

Bugün gecikmiş bir şekilde de olsa Mart ayında Yunanlı kendini bilmezlerin YouTube’da Atatürk’e hakareti ile başlayan YouTube engellemesi sonrasında Wired’dan Ryan Singel’ın yazdığı bir küçük makaleye gözüm ilişti. Singel Wired gibi popüler bir ortamda Türkiye’nin YouTube Engellemesi Nasıl Aşılır başlıklı bir makale yazmış, altında da yorumları var. Bu abuk yasaya ve bundan sonrasında göreceğimiz benzeri haberlere nasıl hayıflanmayalım? Biz Arap ülkesi değiliz; moderniz, Avrupaiyiz diye kime ne anlatacağız bundan böyle? Off off…

Pro-G Ekibini Büyütmeye Çalışırken…

Pazar, Mayıs 27th, 2007
Ne olacak halimiz bilmiyorum. Pro-G ekibini ne zaman büyütmeye kalksak karnıma ağrılar giriyor, bu ara gene sıkıntılıyım. Ankara ofisimizde çalışmak üzere Satış Müdürü ve Satış Yöneticileri, yine Ankara’da denetim ekibimizde çalışmak üzere Sistem ve Güvenlik Mühendisleri, Ankara ve İstanbul’da üst uç bilişim güvenliği ürünleri ile ilgili ürün tabanlı hizmetler için Sistem ve Güvenlik Uzmanları arıyoruz.

Maalesef yine karalar bağlamış durumdam, elimizde değerlendirme için oldukça az sayıda CV var. Bu konuda hizmet aldığımız Kariyer.Net’ten de memnun değilim, çok CV geliyor ama bizim yayınladığımız tariflere uyan CV çok ama çok az. Sanırım Kariyer.Net bizim sektör için en uygun adres değil ama hangisi en uygun onu da bilmiyorum. İlk fırsatta Jobula’yı denemeye niyetim var ama mevcut sözleşmemiz nedeniyle bir süre daha Kariyer.Net’i kullanmak durumundayız. Kariyer siteleri ile ilgili önerileriniz varsa duymak isterim.

İnternet Sansürü (Maalesef) Yasalaştı

Çarşamba, Mayıs 23rd, 2007
sansur İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun maalesef dün Cumhurbaşkanı tarafından onaylandı ve yayınlandı. Türkiye’nin hilkat garibesi kanunlarından birisinin de bu olacağını düşünüyorum, uygulanması pratikte mümkün olmayan abuk bir engelleme yasası olacak.

Yasa uyarınca Telekomünikasyon Kurumu çocuk pornografisi ve müstehcenlik ile ilgili siteler ile ilgili yasaklama kararı verebilecek ve ISP’ler ile ortaklaşa şekilde erişim yasağını uygulamaya koyabilecek. Teknik olarak erişim yasaklamasının ne kadar uygulanabilir olup olmadığından bağımsız olarak, neyin müstehcen sayılıp neyin sayılmayacağı konusunda ciddi problemlerimizin olacağını düşünüyorum. Hele ki neyin müstehcen olacağına mahkeme değil de bir idari birim karar verince durum daha vahim olabilir. Konunun ilgilisi Telekomünikasyon Kurumu olmasaydı da aynı şekilde düşünüyor olacaktım.

Böyle bir kanunun benzeri başka hangi ülkelerde var merak ediyorum, bilen varsa ve paylaşırsa sevinirim. Durum pek keyifsiz, çok canım sıkıldı. Merak edenler kanun metnini buradan, Bilişim STK’larının kanun tasarısına itirazını ve gerekçelerini buradan ve konu ile ilgili Turk.Internet.Com haberini de buradan okuyabilirsiniz.