Archive for the ‘Hayat’ Category

Oracle sonunda BEA’i aldı

Pazar, Ocak 20th, 2008
money.jpg

Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine. Oracle uzun süredir uğraştığı BEA alımını nihayet sonuçlandırdı. Az değil, tam 8.5 milyar dolar ödedi. Bu alım yılın ortası gibi tamamlandığında Oracle orta katman yazılımları alanında açık ara lider haline gelecek ve IBM ile farkı ciddi şekilde açacak gibi görünüyor.

Oracle hem üst uc projelerde BEA’e kaptırdığı ara katman yazılımı işleri nedeniyle hem de Peoplesoft’un BEA yazılımları üzerinde çalışıyor olması nedeniyle teknolojik avantajlar elde etti. Firmayı satın alarak kazandığı yeni müşterilerden söz bile etmiyorum…

Marcus Ranum Türkiye’ye Geliyor

Perşembe, Ocak 17th, 2008
IDC’nin yıllık Security Roadshow etkinliği de olmasa güvenlik sektörünün babalarını dünya gözüyle Türkiye sınırları içerisinde görmek de mümkün olamayacak vallahi. Bu seneki IDC Security Roadshow 19 Şubat’ta İstanbul Swissotel’de yapılacak ve Marcus Ranum da konuşmacı olarak geliyor.

Etkinlikle ilgili bilgilere buradan erişebilirsiniz. Ranum, siber savaş ve siber terör üzerine konuşacakmış; Information Security dergisinin bu seneki sayılarından birisinde Bruce Schneier ile siber savaş ne kadar gerçek bir tehdit sorusu çevresinde çok sıkı kapışmışlardı. E-posta üzerinden çalışan TCP yazmış, ilk proxy firewall’u kodlamış ve bizim Türkiye temsilcisi olduğumuz Fortify’in teknik danışma kurulu üyesi olan Ranum’u izlemeyi merakla bekliyorum. İnşallah aksilik olmaz da etkinliğe katılabilirim.

Yeni bir yıl daha başladı

Çarşamba, Ocak 9th, 2008
yeniyil

Koşturmaktan uzun zamandır yazamamıştım, taze bilmillah deyip bugün tekrar başlayayım dedim. 2007′nin son ayları çok yorucu ve kaotikti. Hiç bu kadar çok konu ile aynı anda uğraştığımı anımsamıyorum ama sanırım artık her şey yoluna girmeye başladı.

2007′de Dayıoğlu ailesine Umut adam katıldı, yılın önemli bir bölümünü herif ile güreşerek geçirdik. Bülent abi başta epey kıskançlık yapsa da sanırım artık kardeşine alışmaya da başladı.

Pro-G açısından yılın geneline bakıldığında gene iyi bir yıldı. Yılın son çeyreğinde kamu alımlarının dalgalanması bizi üzse de yine bir önceki seneye göre iş hacmimiz önemli bir büyüme gösterdi. 2007′nin sonunda iki yeni üretici ile birlikte çalışmak üzere anlaştık, bir kaç haftaya duyurularını yapmaya da başlarız.

Başladık bir kere, yazarım bundan sonra sık sık…

İki Çocuk Babası ve Komposto

Çarşamba, Aralık 12th, 2007

Umut (ikinci oğlumuz) doğduğundan beri evde telaşe hiç eksik olmadı. Sanki Bülent’in ilk yılında bu kadar yorulmamıştık (ya da Bülent ilk diye biz daha rahattık). Son bir haftaya kadar Umut benim ve Berna’nın evde olduğu tüm zamanı kucakta ya da birlikte oyunla geçirmek için ısrarcı oldu, canımızı çıkardı. Sonunda, daha yeni yeni, kendi başına oynamaya ve mızıldamamaya başladı. Bu günlerde yürüme antremanlarına başladı, sanırım doğum gününe kadar yürüyor olacak.

Son iki akşamdır Bülent’in yerli malı haftası için ezberlemesi gereken şiir için çalışıyoruz. Şiir tek kelimeyle çok şapşal. Şiirin adı Ayva ve tahmin edeceğiniz gibi meyve olan Ayva ile ilgili:

Sarı sarı rengim var
Ne güzel de kokarım
İstersen reçel yap ye
İstersem kompostomu

İşte bu şiirin son sözcüğü benim oğlanın bittiği yerdir. 15-20 sefer idman yaptıktan sonra ancak kompostumu diyebildi. Aralarda mompospomu, kompompomu, pompompomu da dahil olmak üzere bir sürü saydı döktü; söylemeyi beceremeyince de ağladı kuzucuk. Neyse ki yatana kadar gönlünü yapabildik ve şiirini ezberledi. Umarım artık yarın unutmadan okulda da okuyabilir. :)

Cumhuriyet Bayramı’mız Kutlu Olsun

Pazar, Ekim 28th, 2007
Cumhuriyet Bayramı’mız hepimize kutlu olsun. Bu zor (ve giderek zorlaşan günlerimizde) tüm Türk’lerin ancak bu ülke ve bayrak var ise var olabileceğimizi, dünyanın neresine gidersek Türk olduğumuzu ve Türk muamelesi göreceğimizi algılamasını diliyorum. Bu Cumhuriyet için çok büyük bedeller ödendi ve ödenmeye devam ediyor; ne pahasına olursa olsun eşkiyaya ve/veya bölücüye verilecek toprağımız yok, olmayacak. İnşallah hep birlikte bu bayramı daha öncekilerden daha görkemli kutlayacak ve Cumhuriyetimiz’i yıkmaya çalışacak herkese iyi bir gözdağı vereceğiz.

Blink

Pazartesi, Ekim 8th, 2007
Blink son dönemde okuduğum en keyifli kitaplardan birisi. BusinessWeek’in en iyi iş kitapları listesinden uzun bir süre inmemesinden belliydi sıkı bir kitap olduğu ama ben yine epey geciktim; yetişemiyorum okumaya. İki ay kadar önce aldım ama 3-5 kitabı paralel okurken ancak geçtiğimiz hafta sonu bitirebildim. Herkese şiddetle öneririm. Kitapla ilgili bilgi/yorum için WikiPedia ve yazarı Malcolm Gladwell’in web sitesini öneririm.

Kubuntu Geçişi

Pazar, Eylül 9th, 2007

Uzun zamandır yazamamıştım, tekrar ısınmak için bunu yazayım dedim. Geçen hafta içi bilgisayarıma yeni bir sabit disk aldım, 80GB’lık diskimi 160′a çıkarttım. Yeni dizüstüne Korhan, Savaş, Selami, Ülkem ve Sezai’nin katkıları ile Kubuntu kurduk. Aslında ben de kurmadım, disk montajı dahil tüm işleri arkadaşlarım (sağolsunlar) ben dışarıda toplantıdan toplantıya koştururken hallettiler. Yeni hali eskisinden iyi oldu. Sezai’nin non-persistant diskli Windows XP vmware imajı ayrı bir bomba oldu, artık hiç kirlenmeyen bir Windows VM’im de var.

Petrol Ofisi’nden Kola Bombası

Cumartesi, Ağustos 4th, 2007
patlak kola Dün akşam her lazım olduğunda yaptığım gibi bulduğum ilk Petrol Ofisi istasyonuna daldım, benzin aldım. Ödemesini yaparken yıkama mı verelim, kola mı? sorusuna arabamı hiç benzincide yıkatmadığım için kola cevabını verdim ve iki kutu kola aldım. Eve geldiğimde kolaları eve çıkartmayı unuttum ve bugün sabah da arabamı iş yerinin önünde bir yere park ettim. Kola kutuları uzun süre güneş altında kalıp öğlen sıcağını yedikçe şişmişler. Yarım saat önce arabaya gittiğimde birisinin üst kısmı epeyce şişmiş hatta hafifçe tıslatarak gaz kaçırmaya da başlamıştı. Hemen problemli gördüğüm kutuyu arabadan dışarı çıkartıp çöpe bıraktım.

Diğer kutuyu muayene ettim, formu bozulmamıştı. Yavaşça kutuyu aldım ve arabanın sağ koltuğunda ayak altı bir yere gölgeye bıraktım. Yüz metre gitmiştim ki büyük bir gürültü ile kutu patladı, arabanın içerisinde ne var ne yoksa kolaya bulandı. Kıyamayıp atmadığıma pişman oldum, bana da ders olsun ama malzemenin üst kısmı (çekip açılan kapak değil tüm üst yüzeyi) da pek şirin çıktı. Sonuçta, kendi şapşallığım sonucunda Petrol Ofisi’nden kola bombası almış oldum. Kulağıma küpe, bir daha arabada (gölgede bile olsa) teneke kutu bırakırsam iki olsun.

Kendime Yeni PDA Yaptım

Cuma, Temmuz 27th, 2007

Bir yılı biraz aşkın süredir Sony Ericsson P910i kullanıcısıyım. Aleti suyunu çıkartıncaya kadar kullandım. Bataryasını öldürdüm, orjinal S-E batarya bulamayınca da bir kaç aydır çift üçüncü parti batarya ile dolaşıyordum. Sonunda alet iflas etti, bataryalar günü çıkartamaz 14:00 gibi iptal olur hale geldi. Habire konuşmama dayanamayan OK tuşu da 5 sefer basmadan işlemez hale gelince mecburen p910i’yi değiştirmek zorunda kaldım. Uzun değerlendirme ve incelemelerin sonucunda gidip kendime bir Nokia E61i aldım.

İtiraf ediyorum bu aleti ilk defa Symantec’in ülke müdürü Gökhan’ın elinde gördüğümde onunla bu ne lan, defne yaprağı mı? diye kafa bile bulmuştum. Kısa sürede çevremde bu aleti tercih eden ve oldukça memnun olan birden fazla insan oldu. Symantec Ankara’dan Aydın ve Özaltın’dan Adil abim de E61′ci olunca bana da gidip bir tane satın almak düştü.

Şimdilik oldukça memnunum. 802.11 özelliklerini, S60 serisi için piyasadaki mevcut uygulamaları çok beğendim. Kablosuz ağ desteği de olunca pek çok uygulamayı PDA üzerinde çalıştırmak da çok makul hale gelmiş. Düzenli olarak güvenlik podcast’lerimi indiriyor ve dinliyorum. Harita ve seyahat planlayıcısı bir uygulamam, putty ssh istemcim, VPN bağlantım, skype’m, MSN’im, RSS feed reader’ım ve oyunlarım ile çok mutluyum. Pil süresinin iyi olup olmadığından emin değilim; akşama kadar durmadan kablosuz ağ işlemleri yaptırınca aletin anası ağlıyor ama muhtemelen ilk heyecanım geçince tempom da düşer ve pil kullanımım da makul bir düzeye ulaşır.

OWASP İstanbul Buluşmasının Ardından

Cuma, Temmuz 27th, 2007

Gecikmiş bir şekilde yazabiliyorum ama en azından hiç yazmamaktan iyidir diye düşündüm. 17 Temmuz’da İstanbul’da OWASP Türkiye’nin bir buluşması gerçekleşti. Organizasyonunu iyi yapamadığımız için oldukça küçük bir salonda yapabildiğimiz bu etkinlik özellikle konu ile ilgili insanlarla etkileşimimizi geliştirmemiz açısından çok faydalı oldu.

Duyurusuna kaçıranların buradan ulaşabildiği etkinliğe yaklaşık 50 kişi katıldı. Pro-G olarak biz de 8 kişilik bir katılım gerçekleştirdik, çok da eğlendik. OWASP Türkiye ekibini şu anda yönlendiren arkadaşlarım (isim harf sırası ile) Bedirhan, Bünyamin ve Ferruh’a organizasyon için çok teşekkür ediyoruz. Katılan hemen herkes çok neşeliydi ve ortama inanılmaz bir amatör ruh hakimdi. Orada olmaktan, ayaküstü güvenlik geyikleri yapmaktan ve katılanlar ile tanışmaktan çok keyif aldım. İnşallah Eylül başında yeni bir organizasyon yapacağız ve ben yine orada olacağım. Beklerim… ;)